Bugün deküçük bir anı yazayım öncekini tamamlamadan..Doğuda bir köydeyim.Eski,A tipi denilen bir okul.Kocamaaaaaaaan bir sınıf ve bir müdür odası.Binaya bitişik iki odalı lojman.Tuvalet mi? Bahçenin en ucunda.Soğukta minicik çocukların nasıl gideceği düşünülmeden yapılmış.
Sıralar?..Eşek tabir edilen ters V harfi gibi iki tahtanın üstüne konmuş bir uzunca tahta.İşte sana bir sıra.Haaaa şunuda unutmayalım.Sırada bir öğrenci ayağa kalkınca diğeri de ayağa kalkmak zorunda.Çünkü aynen tahtırevalli gibi.. düşünün..biri kalkınca diğeri mutlaka düşüyor.Bir derslikte 5 sınıf bir arada okuyor.Nasıl oluyor derseniz her derste sadece bir sınıfa ders anlatıyorum.Diğerleri kendileri ödev yapıyorlar.
Anlayacağınız günde sadece tek bir ders yapıyoruz birlikte.Buna rağmen mutluyuz.Yakacak mı?Oda ne? Her öğrenci minicik ,soğuktan buz kesmiş elleriyle ne kadar tutarlarsa o kadar çalı çırpı getiriyorlar.Adı yakacak oluyor.Soba kendini ısıtamıyorki kocamaaaaaaaan sınıfı ısıtsın.
Yine böyle bir gün ders yapıyoruz titreyerek.Minicik fındık fareleri cirit atıyor bu arada.Unuttum yazmayı.Fareleri süpürgeyle bastırıyoruz Üzerine vurup öldürüyoruz.Derse devam.Konuyu anlatırken bir yandanda tahtaya yazıyorum.Kim söyleyecek derken parmaklar havaya.Çocuklarda tabii. Ogün tam 8 öğrenci yaralandı.
Neden demeyin.yazdımya başta.Ayağa kalkanın eşi yerde .Dersi bırakıp kafa göz tedavisi..
İşte biz böyle öğretmenlik yaptık.Şimdi herşeyden şikayetçi olan genç öğretmenleri görünce içim acıyor.
Mesleğini severek yapanlara değil sözüm.
Sevgiyle kalın...
http://turkiyelininortakblogu.blogcu.com/